Video Yoksa, Pazarlama da Yok!..

susan-wojcicki

 

YouTube’u yeni CEO’su Susan Wojcicki; Google’a geçen yıl 55.5 Milyar dolara ulaşan ve adeta para
fışkırtırcasına gelir getiren AdSense/reklam modellerinin mucidi. Aslında yeni bir isim değil. Google’la
ilişkisi taa garaj zamanlarına giden, hatta Google’un 16. çalışanı olan bir isim.

YouTube’un başına getirilmesi, “Google’da yaptığını, hadi gene yap!” görevi olarak yorumlanıyor.
Wojcicki aynı zamanda Google’un CEO’su Larry Page’in, aralarında çok az kadının olduğu ve
Inner-Circle “L” Team (Merkez Ekip L) denen ekibin önemli üyelerinden. Teknoloji sektörü
dışındakilerin pek tanımadığı Wojcicki, okul çağında 4 çocuk annesi ve Harvard’dan ekonomi üzerine
PhD derecesi almak üzere.

Tam WOW! denecek bir profil. Adeta “kariyer de yaparım çocuk da” şarkısının somutlaşmış hali…

Bu haber aynı zamanda, yazılarımda sık sık söz ettiğim; videonun giderek artan, daha da artacak
önemine dair önemli bir işaret.
Wearesocial.sg, Social Media Examiner, comScore ve Cisco gibi kaynaklardan
derlediğim bilgilere göre;

- 2017’ye kadar internette paylaşılan içeriklerin %70’i video olacak.
- Halen tüm dünyada insanlar 1 ayda 5 milyar video seyrediyor
- 1.3 milyar insan ayda 170 video izliyor.
- Mobile cihaz kullanıcılarının %41’i videolarını mobilden seyrederken,
- Daha çok 1 dakikadan kısa videolar tercih ediliyor.
- Türkiye’de de durum benzer trendleri yansıtıyor; 22 milyon kişi ayda 2,3 saat, 210 video izliyor.

Videolarla iletişimin hızla yaygınlaştığı dijital çağda mesajlarını, anlatacaklarını videolara taşıyamayanların hali zor, pazarlaması etkisiz,
satışları yetersiz olacak. Çünkü gözleri, beyni, kısacası bünyesi; “play/başlat üçgeni” arayan yeni
nesillere ulaşmak başka türlü mümkün olamayacak. Burada şöyle hassas bir durum var; videolaşmış
şeyleri seyretmesi çok kolay.

Ancak, o kısacık ama çok şey söyleyen filmleşmiş içeriklerin; fikri, yazımı, kurgusu, çekimi…
Kısacası yapımı, üretimi çok zor. Üstelik maliyetleri, yetkin, yaratıcı inan gereksinimi, yani kaynak,
yatırım ihtiyacı da oldukça yüksek. O yüzden firmalar video deyince uzak duruyorlar. Derin bir off!
uff! çekiyorlar. Da kaçış yok!

Benden söylemesi; şirketinizin, kurumunuzun videolarla iletişim kabiliyetlerini yükseltmeye, ekiplerinizi
adeta bir senarist, yönetmen kafası ile bakan profillerle takviye etmeye hemen başlayın. Ya da var
olanlara bu yetkinlikleri kazandırmaya bakın…Video kanallarınız yoksa, pazarlama iletişimi de yok!
Ona göre…
Alıntı: Ufuk Tarhan (Platin Dergisi)